Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Türkiye’de Adil Yargı: AYM ve AİHM Kararları
Haklar

Türkiye’de Adil Yargı: AYM ve AİHM Kararları

· 26 Mart 2022 · 4 dk okuma

Anayasa Hukuku; kanunların, yürütmelerin ve cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin Anayasa’ya uygunluğunu denetlemekle sorumludur. Anayasa yargısı bu esas işlevini yerine getirirken Türkiye siyaset tarihinde önemli dönemeçlerde kritik roller üstlenmiş, temel değişimlerin aktörlerinden olmuştur. Tam da bu nedenle kimi zaman Anayasa yargısının meşruiyeti de sorgulanmıştır. Anayasa Mahkemesi, kamu görevi icra eden kişi ve kurumların sebep olduğu hak ihlallerinin denetimini gerçekleştirmekte bu yolla Türkiye’nin hukuk sisteminde yeni bir dengeleyici ve düzeltici işlev üstlenmektedir. Adlî ve idarî yargılarca verilmiş kararları, bireysel başvuru vesilesiyle temel insan hakları ve özgürlükleri merkezinde gözden geçirme işlemini gerçekleştiren Anayasa Mahkemesi, bu adlî ve idarî yargıların insan hakları hukukunu göz ardı etmemesini de sağlamaktadır. 

Anayasa mahkemesine yıl içinde gelen bireysel başvurular 2016 yılında 80 bin gibi bir sayıyla rekor seviyeye ulaşmıştır. 2017 senesinden beri ise yıl içinde gelen bireysel başvurular 40 bin dolaylarında seyretmektedir. Ancak geçen seneden devreden dosyalarla birlikte ele alınıp, yıllara göre toplam dosya sayısı incelenirse, toplam bireysel başvurularda 2016 senesindeki pikten bağımsız bir süreğen artış durumunun bulunduğu söylenebilir. Bunun nedeni neredeyse her sene yıl içinde gelen dosya kadar geçen seneden devreden dosyanın bulunmasıdır. Devreden dosya sayısının artması Anayasa Mahkemesinin iş yükünü karşılayacak düzeyde hızlı süreç işletimi gerçekleştiremediğini, yargı süreçlerinde aksamaların ve tıkanıkların cereyan ettiğini göstermektedir. Özellikle 2017 senesinde devreden sayının 85 bin ile rekora ulaşması 2016 yılında Anayasa yargısının işlevini yerine getirmekte ağır kaldığını göstermiştir. 

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Dosya Sayısı (2014-2021)

Bireysel Başvurulara İlişkin Denetim (2014-2021)

 

Anayasa mahkemesinin bireysel başvurulara ilişkin verdiği kararlar incelendiğinde 2020 yılında en çok ihlal kararını 4 bin karar ile adil yargılanma hakkına yönelik olarak verildiği görülecektir. Daha önceki yıllara nazaran ifade özgürlüğü ve mülkiyet hakkı ihlallerinde bir azalma yaşanırken, özel ve aile hayatına saygı ve işkence ve kötü muamele yasağı ihlallerinde artış yaşanmıştır. 

Hak İhlallerine Göre Anayasa Mahkemesinde Çıkan Bireysel Başvuru Sayısı (2014-2021)

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) taraflarının genel yükümlülüğü olarak iç hukuk yollarının tüketilmesinin ardından uluslararası insan hakları mahkemesine başvuru hakkı ve yargı yetkisini kabul etmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) giden başvurular ve AİHM’in Türkiye’ye yönelik verdiği ihlal kararları, ülkenin uluslararası arenadaki bağımsız yargı imajını zedelemektedir. Tam da bu imajın zedelenmesi ve AİHM’in oluşturduğu uluslararası gerilimin önüne geçmek üzere Türkiye 2012 yılında Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunu açmıştır. Bu noktada AİHM ile AYM’nin verdiği ihlal kararları türlerine göre incelendiğinde ulusal ve uluslararası bu iki insan hakları koruma mekanizmalarının benzer ihlal kararları verdiği görülmektedir. AİHM nezdinde, adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü, özgürlük ve güvenlik hak ihlali kararlarının ilk sıralarda olduğu görülmektedir. Anayasa Mahkemesine giden bireysel başvuruların kararlarında da adil yargılanma hakkının ilk sırada olması Türkiye’de bir adil yargılanma problemi olduğunu delalet etmektedir. 2020 yılında AİHM’de kararı verilen 6520 dosyanın 85’inde ihlal kararı verilmiş, 2020 yılı için ihlal karar oranı yüzde 1,30 olarak belirlenmiştir. AİHS’e taraf olan 47 ülkenin ihlal karar oranı ise yüzde 1,94 olarak belirlenmiştir. 

AİHM’ye Yapılan Başvuru Sayısı (2015-2022)

Sonuç olarak Türkiye’de hem ulusal organlar hem de uluslararası mekanizmalar aracılığıyla tespit edilmiş olan genel bir adil yargı sorununun bulunduğu söylenebilir. Türkiye yargı sistemindeki tüm yollar tüketilmeden başvurulamayan bu uluslararası mekanizmalara giden başvuru sayısını azaltmanın yolu, ulusal insan hak ve özgürlüklerini denetleyici kurumları güçlendirmekten geçmektedir. 

 

 

 

 

Bu analizi paylaş