Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Yükseköğretime Yönelik Toplumsal Talep
Yükseköğretim

Yükseköğretime Yönelik Toplumsal Talep

ŞN
Şüheda Nur Uzuntaş
· 09 Aralık 2022 · 6 dk okuma

ÖSYM tarafından yapılan üniversiteye giriş sınavları liseden mezun olan ve şartları sağlayan bütün adaylara yönelik gerçekleştirilir. Türkiye’de son yıllarda yükseköğretim kurumlarıyla ilgili niceliğin ön planda olduğu bir yaklaşım benimsenmiştir. Buna istinaden, üniversite sayısı ve üniversite kontenjan sayısı giderek yükselmiştir. YÖK tarafından yayımlanan istatistiklere bakıldığında program ve kontenjan arzının artışıyla yükseköğretime yönelik toplumsal talebin artışı arasında paralellik olduğu görülür.

2010-2021 yıllarında üniversiteye giriş sınavına başvuran kişi sayısı yüzde 62,5’lik artışla 2,6 milyon kişiye ulaşmıştır. Buradan hareketle yükseköğretime ve diplomaya yönelik talebin önemli ölçüde yükseldiği görülür. Artan talebe rağmen üniversiteye yerleşen öğrenci sayılarında benzer bir yükseliş eğilimi yaşanmamıştır. Bu yılları kapsayan 11 yıllık sürecin sonunda üniversiteye yerleşen öğrenci sayısı yalnızca yüzde 5 oranında artmıştır. Başvuran öğrenci sayısı ile yerleşen öğrenci sayısı arasındaki makas açılmıştır. 2010 yılında başvuran öğrencilerin yüzde 48,1’i yerleşebilmişken 2021 yılında bu oran yaklaşık 17 puan gerileyerek yüzde 31,3 olmuştur.

Üniversiteye Başvuran ve Yerleşen Öğrenci Sayıları (2010-2021)

Merkezî sınav yoluyla yükseköğretim programlarına başvuran kişilerin genel bir portresini çizmek istediğimizde sınava giren ve üniversiteye yerleşen aday sayılarının öğrenim durumları önem arz eder. Bu göstergeye konu olan aday grupları lise son sınıf öğrencilerini, halk arasında “mezuna kalmış” olarak nitelendirilen “lise mezunu ancak herhangi bir programa yerleşmemiş” kişileri, daha önce herhangi bir yükseköğretim programından mezun olmuş kişileri ve halihazırda bir programa yerleşmiş olan kişileri kapsar. Liseden mezun olduktan sonra herhangi bir programa yerleşmeyip tekrar sınava hazırlanan öğrencileri ifade eden “mezuna kalan” öğrenciler akademiye yönelik talebin önemli bir ayağını oluşturur.

2015-2021 yıllarında üniversiteye başvuran adayların yüzde 60’tan fazlasını lise son sınıf öğrencileri ve mezuna kalan öğrenciler oluşturmuştur. Ancak, yıllar içinde üniversiteye yönelik talep fazlalığının lise son sınıf öğrencilerinden mezun öğrencilere doğru kaymaya başladığı görülür. 2015 yılında üniversiteye başvuran adayların yüzde 29,2’sini oluşturan bu grup, 2021 yılında toplam başvuranların yüzde 37’sini oluşturmuştur. Bu değişime rağmen, başvuran adayların büyük çoğunluğunu halen lise son sınıf öğrencileri oluşturmuş, son sınıf öğrencilerinin toplam başvuru içindeki oranı yalnızca 1 puan azalarak yüzde 38 olmuştur. 

Öğrenim Durumlarına Göre Yükseköğretime Başvuran Aday Sayısı (2015-2021)

Bu tabloda dikkat çeken bir diğer değişim ise daha önce yerleşmiş adayların başvuru oranlarındaki düşüştür. 2015 yılında toplam başvuruların yüzde 23’ünü oluşturan bu grup, 2021 yılında toplam başvuruların yüzde 16’sını oluşturmuştur. Yıllar içinde hem niceliksel hem de oransal bir düşüş gerçekleşmiştir. ÖSYM tarafından açıklanan “DGS Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler”e göre, 2015-2021 yılları arasında kontenjan sayısı ve DGS ile geçiş yapan öğrenci sayılarının her ikisinde de 3 kat artış yaşanmıştır. Buna ek olarak, 2016 yılında yatay geçişle ilgili mevzuatta yapılan değişiklikle yatay geçiş kontenjanı yükseltilmiş ve derslerin intibakını konu edinen birtakım düzenlemeler yapılmıştır. Buradan hareketle, bu değişikliklerin daha önce üniversiteye yerleşen öğrencilerin tekrar başvuru yapma sayılarında azalmaya sebep olduğu söylenebilir.

Üniversiteye yönelik talebi belirleyen başvuru sayısına paralel olarak arzı belirleyen kontenjanlar da yükselmiştir. 2011-2022 yıllarında toplam kontenjan yüzde 52,4’lük artışla 1 milyonu aşmıştır. Üniversiteye yerleşen öğrenci sayısında belirgin bir artışın görülmediğini söylemiştik. Artan arza rağmen boş kontenjanların giderek arttığı görülür. Buna ek olarak, başvuran öğrenci profiline paralel bir biçimde yerleşen öğrenci profili de değişmiştir. 2015-2021 yıllarında üniversiteye yerleşen son sınıf öğrencilerinin oranı düşerken “mezuna kalan” öğrencilerin oranı yükselmiştir. Bu yıllarda üniversiteye yerleşen son sınıf öğrencilerinin oranı yüzde 43,56’dan yüzde 32,15’e gerilerken, mezuna kalan öğrencilerin oranı yüzde 36’dan yüzde 47’ye yükselmiştir.

Üniversite Kontenjan Sayısı (2011-2022)

Yükseköğretime yönelik arz ve talep değerlendirildiğinde yükselen talebe ve arza rağmen üniversiteye yerleşebilen öğrenci sayısının artmaması dikkat çeker. Yerleşemeyen yahut yerleşmek istemeyen son sınıf öğrencilerinin mezuna kalması mezun ve sınava hazırlanan öğrenci sayısını artırmış, bununla birlikte her yeni gelen nesille beraber sınava başvuran öğrenci sayısı yükselmiştir. Sınav başvurularında eleyici bir başvuru koşulunun olmaması üniversiteye yönelik talebin yerleşen öğrenci talebinden 2 kat yüksek seyretmesine neden olmuştur. Bu durumda öğrenim düzeyleri arasında bir dengesizlik oluşuyor gibi görünmektedir.

Öğrenim Durumlarına Göre Yerleşen Aday Sayısı (2015-2021)

Bu analizi paylaş

ŞN

Şüheda Nur Uzuntaş