Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür

Cinsiyete Göre Yabancılara Verilen Çalışma İzinlerinin Dağılımı (2011-2023)

%

Kaynak: AÇSHB Sosyal Veri

AI Analiz

Yapay zeka ile veri analizi

Otomatik oluşturulmuş grafik yorumu
Genel Bakış:
Grafik, 2011-2023 yılları arasında cinsiyete göre yabancılara verilen çalışma izinlerinin dağılımını göstermektedir. Kadın ve erkeklerin çalışma izinlerindeki yüzdelik değişimlerini karşılaştırarak, zaman içindeki eğilimleri ve cinsiyetler arasındaki farkları ortaya koymaktadır.

Öne Çıkan Bulgular:
En yüksek ve en düşük değerler:
• Kadınlar için en yüksek değer 62% ile 2013 yılında, en düşük değer ise 27.2% ile 2022 yılında gerçekleşmiştir.
• Erkekler için en yüksek değer 72.8% ile 2022 yılında, en düşük değer ise 38% ile 2013 yılında kaydedilmiştir.

Dikkat çekici farklar:
• 2011 yılında kadınların çalışma izni oranı %48.1 iken, erkeklerin oranı %51.9'dur. Aradaki fark 3 puandır.
• 2022 yılında ise kadınların oranı %27.2, erkeklerin oranı %72.8'dir. Bu durumda, cinsiyetler arasındaki fark 45.6 puana kadar çıkmaktadır. Bu, erkeklerin çalışma izinlerindeki artışın kadınlara göre çok daha belirgin olduğunu göstermektedir.

Trendler:
• Kadınların çalışma izinleri genel olarak azalma eğilimindedir. 2013'te %62 olan oran, 2023'te %27.6'ya düşmüştür.
• Erkeklerin çalışma izinleri ise artış göstermektedir. 2013'te %38 olan oran, 2023'te %72.4'e yükselmiştir. Bu, erkeklerin çalışma izinlerine olan talebin arttığını göstermektedir.

Değerlendirme:
Bu veriler, cinsiyetler arasındaki eşitsizliğin zamanla derinleştiğini göstermektedir. Kadınların çalışma izinlerindeki belirgin azalma, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından endişe verici bir durumdur. Erkeklerin çalışma izinlerindeki artış, erkeklerin iş gücüne katılımının daha fazla teşvik edildiğini veya desteklendiğini gösterebilir. Bu durum, kadınların iş gücüne katılımını engelleyen yapısal sorunların varlığını işaret edebilir ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için daha fazla önlem alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.