Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür

Yaş Gruplarına Göre İntihar Sayıları (2014-2023)

Sayı

Kaynak: TÜİK, İntihar İstatistikleri Sosyal Veri

AI Analiz

Yapay zeka ile veri analizi

Otomatik oluşturulmuş grafik yorumu
Genel Bakış:
Grafik, 2014-2023 yılları arasında farklı yaş gruplarındaki intihar sayılarının yıllara göre değişimini göstermektedir. Veriler, gençlerden orta yaşlı bireylere kadar geniş bir yelpazede intihar oranlarındaki dalgalanmaları ortaya koymaktadır.

Öne Çıkan Bulgular:
En yüksek ve en düşük değerler:
• En yüksek intihar sayısı, 20-24 yaş grubunda 2022 yılında 560 olarak kaydedilmiştir.
• En düşük intihar sayısı ise 50-54 yaş grubunda 2014 yılında 198 olarak belirlenmiştir.

Dikkat çekici farklar:
• 15-19 yaş grubu ile 20-24 yaş grubu arasında 2014 yılında 36 intihar sayısı farkı varken, bu fark 2022 yılında 143'e kadar çıkmıştır.
• 25-29 yaş grubunda 2020 yılında 443 iken, 2022 yılında 570'e yükselmiş, bu da 127 intihar sayısı artışını göstermektedir.

Trendler:
• 20-24 yaş grubunda genel olarak artış gözlemlenmektedir. 2014 yılında 407 olan intihar sayısı, 2023'te 546'ya çıkmıştır.
• 25-29 yaş grubunda da benzer bir artış trendi söz konusudur; 2014'te 312 olan intihar sayısı, 2023'te 554'e ulaşmıştır.
• Diğer yaş gruplarında ise dalgalanmalar gözlemlenmekte, bazı yıllarda artış, bazı yıllarda ise azalış yaşanmaktadır.

Değerlendirme:
Bu veriler, özellikle genç yaş gruplarında intihar oranlarının artış göstermesinin toplumsal bir sorun olduğunu ortaya koymaktadır. Gençlerin ruh sağlığı, sosyal destek sistemleri ve toplumsal baskılar gibi faktörler, bu artışın nedenleri arasında değerlendirilebilir. Ayrıca, orta yaş gruplarında da intihar oranlarının değişkenlik göstermesi, bu yaş grubundaki bireylerin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Toplumun bu verileri dikkate alarak, ruh sağlığı hizmetlerine ve önleyici programlara daha fazla önem vermesi gerektiği açıktır.