Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür

Eğitim Seviyelerine Göre Kayıtlı İşsizler (2017-2021)

Milyon Kişi

Kaynak: İŞKUR Sosyal Veri

AI Analiz

Yapay zeka ile veri analizi

Otomatik oluşturulmuş grafik yorumu
Genel Bakış:
Grafik, 2017-2021 yılları arasında eğitim seviyelerine göre kayıtlı işsizlerin sayısını göstermektedir. Veriler, toplam işsiz sayısının yanı sıra lise altı, lise ve yükseköğretim düzeyindeki işsizlerin yıllara göre değişimini ortaya koymaktadır.

Öne Çıkan Bulgular:
En yüksek ve en düşük değerler:
• En yüksek toplam işsiz sayısı 2019 yılında 3.87 olarak kaydedilmiştir.
• En düşük toplam işsiz sayısı ise 2017 yılında 2.6 olarak görülmektedir.

Dikkat çekici farklar:
• 2017 ile 2019 yılları arasında toplam işsiz sayısında 1.27 puanlık bir artış yaşanmıştır (2.6'dan 3.87'ye).
• 2019 ile 2020 yılları arasında ise toplam işsiz sayısında 0.91 puanlık bir düşüş gözlemlenmiştir (3.87'den 2.96'ya).

Trendler:
• Lise altı eğitim seviyesindeki işsiz sayısı 2017'de 1.28 iken, 2021'de 1.31'e yükselmiştir. Bu, genel olarak dalgalanma gösterse de, 2021'de bir artış trendi olduğunu göstermektedir.
• Lise düzeyindeki işsiz sayısı 2017'de 0.7 iken, 2021'de 1.03'e çıkarak artış göstermiştir.
• Yükseköğretim düzeyindeki işsiz sayısı ise 2019'da 1'e ulaşmış, ardından 2021'de 0.84'e düşmüştür. Bu, yükseköğretim mezunları arasında işsizlik oranının dalgalandığını göstermektedir.

Değerlendirme:
Bu veriler, eğitim seviyeleri arasında işsizlik oranlarının nasıl değiştiğini ve yıllar içinde bu değişimlerin toplumsal etkilerini anlamak açısından önemlidir. Özellikle lise ve yükseköğretim düzeyindeki işsizliğin artması, eğitim sisteminin işgücü piyasası ile ne kadar uyumlu olduğunu sorgulatmaktadır. Eğitim düzeyi yükseldikçe işsizlik oranlarının artması, nitelikli iş gücüne olan talebin yetersiz olduğunu ve işgücü piyasasında bir dengesizlik olduğunu göstermektedir. Bu durum, toplumsal sorunların çözümü için eğitim politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini işaret etmektedir.