Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür
Türkiye’de Akademik Üretim
Yükseköğretim

Türkiye’de Akademik Üretim

ŞN
Şüheda Nur Uzuntaş
· 15 Aralık 2022 · 6 dk okuma

Akademik yayınlar yükseköğretimde bilgi üretme sürecinin çıktılarıdır. Akademisyen başına düşen yayın sayısı, akademik yayın sayısı, bu yayınların aldıkları atıf sayısı, H indeksi gibi göstergeler akademik üretimin durumunu incelememizi sağlar. Son yıllarda Türkiye’de yükseköğretimin genişlediği bilinir. Buna bağlı olarak akademisyen sayısının da yükseldiği söylenebilir.

2019’dan bu yana YÖK tarafından yayınlanan Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporları’nda akademisyen başına düşen yayın sayısı anlamında iki ayrı göstergeye yer verilmiştir. Buna göre, 2018’den 2020’ye akademisyen başına düşen ulusal hakemli dergilerde yayımlanmış yayın sayısı 3 kattan fazla artış göstermiş, 2020 yılında akademisyen başına düşen makale sayısı 0,2 olmuştur. Uluslararası yayınları ifade eden uluslararası atıf indeksli dergilerde yayınlanan yayınlarda ise aynı üç yıllık süreçte akademisyen başına düşen yayın sayısı yüzde 30 oranında yükselmiştir.

Akademisyen Başına Düşen Yayın Sayısı (2018-2020)

Akademik üretim kapasitesini değerlendirmek için atıf alabilecek yayın sayısına bakmak anlamlı olacaktır. Scopus verilerine göre 2010-2021 yıllarında atıf alabilecek yayın sayısı iki kat artmıştır. Akademisyen başına düşen makale sayısında önemli bir artış olmasa da uluslararası yayın sayısının büyük ölçüde yükseliş gösterdiği söylenebilir. Bu anlamda, son 11 yılda uluslararası yayın üretme noktasında önemli bir gelişme kaydedilmiştir. 2010-2020 yıllarında atıf alan uluslararası yayın sayısı neredeyse yüzde 27 oranında artış göstermiştir. 2021 yılında atıf alan ve atıf almayan yayın sayılarında belirgin bir azalış gerçekleşerek atıf almayan yayın sayısı önceki yıla göre iki kat artmıştır.

Scopus verilerine göre Türkiye kaynaklı yayınlar arasında atıf alabilecek yayın sayısının 11 yıllık süreçte iki kat yükselerek 2021 yılında 62,8 bin adet olduğu görülür. Artan yayın sayısına paralel olarak atıf almayan yayın sayısı da yükselmiştir. Akademik yayınların atıf alabilmesi için ilgili alandaki literatür tarafından fark edilmesi gerektiği bilinir. Bu anlamda, atıf almayan yayın sayısının artıyor olması üretilen bilginin niteliğiyle doğrudan ilişkilidir. Bu anlamda Türkiye akademisinin yayın üretme kapasitesinin yükselmekte olduğu ama nitelik anlamında etki gücünün aynı oranda artmadığı görülmüştür.

Atıf Alabilecek Doküman Sayısı (2010-2021)

Türkiye Adresli Olup Atıf Alan ve Atıf Almayan Uluslararası Yayın Sayısı (2010-2021)

Buna ek olarak, uluslararası yayınlarda uluslararası işbirliği payının giderek yükselen bir seyir arz ettiği, Türkiye’deki akademisyenlerin sınır ötesindeki akademisyenlerle temasının arttığı görülmüştür. Uluslararası yayınlarda uluslararası işbirliği oranı 2010 yılında yüzde 16,63 iken, 2020 yılında bu oran yüzde 27,81’e yükselmiştir. Scopus tarafından yayınlanan Nisan 2022 tarihli verilere göre Türkiye adresli toplam yayın sayısı 767 bin 299’dur. Toplam atıf sayısı ise 9 milyon 710 bine ulaşmış, yayın başına atıf sayısı 12,66 olmuştur. H-indeksi ise 535’dir. Uluslararası yayın üretimi noktasında gerçekleşen gelişmelere bakıldığında ilerleyen yıllarda atıf sayılarının artış eğiliminde olacağı öngörülebilir.

Uluslararası Yayınlarda Uluslararası İşbirliği Payı (2010-2021)

Diğer yandan, 2010-2021 yıllarında Türkiye’de üretilen yayınların dünyadaki ve OECD ülkelerindeki yayınlar içerisinde oldukça küçük bir paya sahip olduğu görülmüştür. Buna rağmen, Türkiye’de üretilen yayınların oranı artış eğilimine sahip olan bir grafik çizmiştir. 2010-2021 yıllarında Türkiye’de üretilen yayınların dünya içindeki payı yüzde 1,36’dan, yüzde 1,77’ye yükselmiştir. OECD ülkelerinde üretilen yayınlarla karşılaştırıldığında ise dünya genelindeki karşılaştırmadan daha iyi bir tablo ortaya çıkmıştır. OECD ülkelerinde üretilen yayınların içinde Türkiye’nin oranı 2010 yılında yüzde 2,04 iken, 2021 yılında bu oran yüzde 3,11’e ulaşmıştır.

Türkiye'nin Dünyadaki Yayınlar ve OECD Ülkelerindeki Yayınlar İçindeki Payı (2010-2021)

Bir akademisyenin ürettiği yayın sayısı ve bu yayınların aldığı atıf sayısı arasındaki bağlantıyı kuran H-indeksi, akademisyenin üretkenliğini ve yayınlarının akademik alana etkisini birlikte ölçmeye yarar. Türkiye akademik yayın sayısı bakımından 2010 yılında dünyada 18. sırada, H-indeksi sıralamasında ise dünyada 36. sırada yer almıştır (Scimago, 2022). 2021 yılında ise akademik yayın sayısı bakımından 17. sırada, H-indeksi sıralamasında ise tekrar 36. sırada yer almıştır. 

Türkiye’de akademik üretimle ilgili bilgi verecek bir diğer kaynak ise TÜBİTAK tarafından oluşturulan açık erişim koleksiyonu DergiPark’tır. 2014 yılından bu yana hizmet veren sitenin veritabanında Aralık 2021 itibariyle 2 bin 69 dergi kayıtlıdır. Sitenin veritabanındaki makale sayısı 2014 yılında 3,8 bin iken, 2021 yılında 532,2 bine yükselmiştir. Türkiye’de yükselen makale sayısıyla beraber erişime açık makale sayısının yükselmesi de önemli bir gelişmedir. Genel itibariyle, özellikle son on yılda üretim kapasitesi artmakta olan bir akademinin olduğu söylenebilir.

DergiPark'taki Makale Sayısı (2014-2021)

Kaynakça

Scopus, 2022. Scimago Institutions Rankings, Country Rankings.


 

 

Bu analizi paylaş

ŞN

Şüheda Nur Uzuntaş