Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür

Akademisyen Başına Düşen Yayın Sayısı (2018-2020)

Sayı

Kaynak: YÖK, Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu, 2021 Sosyal Veri

AI Analiz

Yapay zeka ile veri analizi

Otomatik oluşturulmuş grafik yorumu
Genel Bakış:
Grafik, 2018-2020 yılları arasında akademisyen başına düşen yayın sayısını iki farklı kategori altında göstermektedir: ulusal hakemli dergilerde yayımlanan yayın sayısı ve SCI, SCI-Expanded, SSCI, AHCI ve ESCI endeksli dergilerde yayımlanan yayın sayısı. Bu veriler, akademik üretkenliğin zaman içindeki değişimini ortaya koymaktadır.

Öne Çıkan Bulgular:
En yüksek ve en düşük değerler:
• Ulusal hakemli dergilerde yayımlanan yayın sayısı en düşük 2018 yılında 0.055, en yüksek ise 2020 yılında 0.2 olarak kaydedilmiştir.
• SCI, SCI-Expanded, SSCI, AHCI ve ESCI endeksli dergilerde yayımlanan yayın sayısı en düşük 2018 yılında 0.314, en yüksek ise 2020 yılında 0.4 olarak belirlenmiştir.

Dikkat çekici farklar:
• Ulusal hakemli dergilerdeki yayın sayısında 2018 ile 2020 arasında 0.145 bir artış gözlemlenmiştir.
• SCI, SCI-Expanded, SSCI, AHCI ve ESCI endeksli dergilerde ise 2018 ile 2020 arasında 0.086 bir artış yaşanmıştır.

Trendler:
• Her iki kategoride de 2018'den 2020'ye doğru belirgin bir artış trendi gözlemlenmektedir. Ulusal hakemli dergilerdeki yayın sayısı %263'lük bir artış gösterirken, endeksli dergilerdeki yayın sayısı %27'lik bir artış göstermiştir. Bu durum, akademik üretkenliğin genel olarak arttığını göstermektedir.

Değerlendirme:
Bu veriler, akademik camiada son yıllarda artan bir üretkenlik trendini yansıtmaktadır. Özellikle ulusal hakemli dergilerdeki yayın sayısındaki belirgin artış, akademisyenlerin araştırmalarını daha geniş kitlelere ulaştırma çabalarının bir göstergesi olabilir. Ayrıca, endeksli dergilerdeki artış, uluslararası alanda tanınırlığın ve etki faktörünün önem kazandığını ortaya koymaktadır. Bu durum, akademik topluluğun kalite ve görünürlük açısından daha fazla çaba sarf ettiğini göstermektedir.