Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür

COVID-19 Döneminde Cinsiyete Göre İşsizlik Oranları (Ekim 2020)

%

Kaynak: DİSK-AR, İşsizlik ve İstihdamın Görünümü Raporu Sosyal Veri

AI Analiz

Yapay zeka ile veri analizi

Otomatik oluşturulmuş grafik yorumu
Genel Bakış:
Grafik, Ekim 2020 itibarıyla COVID-19 döneminde cinsiyete göre işsizlik oranlarını göstermektedir. Veriler, genel, kadın ve erkek kategorilerinde dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları ile revize geniş tanımlı işsizlik ve iş kaybı oranlarını içermektedir.

Öne Çıkan Bulgular:
En yüksek ve en düşük değerler:
• En yüksek dar tanımlı işsizlik oranı kadınlarda %15.5, en düşük ise erkeklerde %11.5 olarak kaydedilmiştir.
• Geniş tanımlı işsizlik oranında kadınlar %35.8 ile en yüksek değeri alırken, erkekler %22.2 ile en düşük değeri göstermektedir.
• Revize geniş tanımlı işsizlik ve iş kaybı oranında kadınların oranı %40.9 ile en yüksek, erkeklerin oranı ise %24 ile en düşük değerdir.

Dikkat çekici farklar:
• Dar tanımlı işsizlik oranında kadınlar ile erkekler arasında 4 puanlık bir fark bulunmaktadır (%15.5 - %11.5).
• Geniş tanımlı işsizlik oranında kadınlar erkeklere göre %13.6 daha yüksek bir orana sahiptir (%35.8 - %22.2).
• Revize geniş tanımlı işsizlik ve iş kaybı oranında kadınlar, erkeklerden %16.9 daha yüksek bir orana sahiptir (%40.9 - %24).

Trendler:
• Genel olarak, kadınların işsizlik oranları hem dar hem de geniş tanımlı kategorilerde erkeklerden daha yüksek çıkmaktadır. Bu durum, COVID-19'un kadın istihdamı üzerindeki olumsuz etkisini göstermektedir.

Değerlendirme:
Bu veriler, COVID-19'un işgücü piyasası üzerindeki cinsiyet temelli etkilerini ortaya koymaktadır. Kadınların işsizlik oranlarının erkeklere göre daha yüksek olması, pandeminin toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirdiğini göstermektedir. Bu durum, kadınların genellikle daha kırılgan sektörlerde çalışıyor olmalarından kaynaklanabilir ve bu da toplumsal cinsiyet eşitliği açısından endişe verici bir tablo çizmektedir. Bu veriler, politika yapıcıların kadın istihdamını destekleyici önlemler alması gerektiğini vurgulamaktadır.