Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür

Kadın Nüfusta İşgücüne Katılım, İşsizlik ve İstihdam Oranları (2014-2023)

%

Kaynak: TÜİK, İşgücü İstatistikleri Sosyal Veri

AI Analiz

Yapay zeka ile veri analizi

Otomatik oluşturulmuş grafik yorumu
Genel Bakış:
Grafik, 2014-2023 yılları arasında kadın nüfusta işgücüne katılım, işsizlik ve istihdam oranlarını göstermektedir. Bu veriler, kadınların iş gücüne katılımındaki değişimleri ve işsizlik ile istihdam oranlarındaki dalgalanmaları ortaya koymaktadır.

Öne Çıkan Bulgular:
En yüksek ve en düşük değerler:
• İşgücüne Katılma Oranı: En yüksek değer 35.8 (2023), en düşük değer 30.3 (2014).
• İşsizlik Oranı: En yüksek değer 16.5 (2019), en düşük değer 11.9 (2014).
• İstihdam Oranı: En yüksek değer 31.3 (2023), en düşük değer 26.3 (2020).

Dikkat çekici farklar:
• İşgücüne katılma oranı 2014'ten 2023'e kadar 5.5 puan artış göstermiştir (30.3'ten 35.8'e).
• İşsizlik oranı 2014'te 11.9 iken, 2019'da 16.5 ile en yüksek seviyeye çıkmış, 2023'te ise 12.6'ya gerilemiştir. Bu, 2019 ile 2023 arasında 3.9 puanlık bir düşüşü göstermektedir.
• İstihdam oranı 2020'de 26.3 ile en düşük seviyeye ulaşmış, 2023'te ise 31.3'e çıkarak 5 puanlık bir artış göstermiştir.

Trendler:
• İşgücüne katılma oranı genel olarak artış göstermektedir.
• İşsizlik oranında dalgalanmalar gözlemlenmekte, 2019'da zirve yapıp sonrasında düşüş göstermektedir.
• İstihdam oranı, 2020'deki düşüşten sonra 2023'e kadar sürekli bir artış göstermiştir.

Değerlendirme:
Bu veriler, kadınların işgücüne katılım oranlarının artış gösterdiğini, ancak işsizlik oranlarının dalgalı bir seyir izlediğini ortaya koymaktadır. 2020'de yaşanan istihdam düşüşü, muhtemelen COVID-19 pandemisinin etkileriyle ilişkilendirilebilir. Ancak, 2023 itibarıyla hem işgücüne katılım hem de istihdam oranlarının artması, kadınların ekonomik hayata daha fazla dahil olduğunu göstermektedir. Bu durum, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların ekonomik bağımsızlıkları açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.