Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür

Genç İşsizlik Oranı ve İşsizlikten Dolayı Toplumsal Baskı Hisseden Gençlerin Oranı (2010-2023)

%

Kaynak: TÜİK, İşgücü İstatistikleri & Yaşam Memnuniyeti Araştırması Sosyal Veri

AI Analiz

Yapay zeka ile veri analizi

Otomatik oluşturulmuş grafik yorumu
Genel Bakış:
Grafik, 2010-2023 yılları arasında genç işsizlik oranı ile işsizlikten dolayı toplumsal baskı hisseden gençlerin oranını göstermektedir. Bu iki veri seti, gençlerin ekonomik durumlarının toplumsal psikolojileri üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır.

Öne Çıkan Bulgular:
En yüksek ve en düşük değerler:
• Genç işsizlik oranı en yüksek 25.4% ile 2019 yılında, en düşük ise 17.4% ile 2023 yılında gerçekleşmiştir.
• İşsizlikten dolayı toplumsal baskı hisseden gençlerin oranı en yüksek 9.25% ile 2020 yılında, en düşük ise 2.51% ile 2011 yılında kaydedilmiştir.

Dikkat çekici farklar:
• Genç işsizlik oranı 2019'dan 2023'e kadar 8 puanlık bir azalma göstermiştir (25.4% - 17.4%).
• İşsizlikten dolayı toplumsal baskı hisseden gençlerin oranı 2020'deki en yüksek değer olan 9.25%'den 2023'teki 6.88%'ye kadar düşmüştür, bu da 2.37 puanlık bir azalma anlamına gelmektedir.

Trendler:
• Genç işsizlik oranı genel olarak dalgalı bir seyir izlese de, 2020 yılından sonra belirgin bir azalma göstermiştir.
• İşsizlikten dolayı toplumsal baskı hisseden gençlerin oranı ise 2020'deki zirveden sonra düşüş göstermiştir, ancak 2021 ve 2022 yıllarında tekrar artış göstermiştir.

Değerlendirme:
Bu veriler, gençlerin işsizlikle ilgili yaşadığı sorunların toplumsal baskı hissi üzerinde önemli bir etkisi olduğunu göstermektedir. Genç işsizlik oranındaki azalma, toplumsal baskının da azalmasına katkı sağlamış gibi görünmektedir. Ancak, işsizlikten kaynaklanan toplumsal baskının 2021 ve 2022 yıllarında tekrar artması, ekonomik istikrarın sağlanamadığı durumlarda gençlerin ruhsal ve sosyal durumlarının olumsuz etkilenebileceğini ortaya koymaktadır. Bu durum, gençlerin geleceğe dair kaygılarını artırabilir ve toplumsal huzursuzluğa yol açabilir.