Konulara Göz At
100 Yılın Verisi
Aile ve Sosyal Gruplar
Bilim, Araştırma ve İletişim
Eğitim
Ekonomi ve Finans
Filistin
Göç
Hukuk ve Suç
İş ve Çalışma Yaşamı
Nüfus
Refah ve Eşitsizlik
Sağlık
Şehir
Sivil Toplum ve Yönetim
Yaşam ve Kültür

Evde Yalnızken Güvende ve Güvensiz Hisseden Kadın Oranı (2004-2024)

%

Kaynak: TÜİK, Yaşam Memnuniyeti Araştırması Sosyal Veri

AI Analiz

Yapay zeka ile veri analizi

Otomatik oluşturulmuş grafik yorumu
Genel Bakış:
Grafik, 2004-2024 yılları arasında evde yalnızken kendini güvende ve güvensiz hisseden kadınların oranlarını göstermektedir. Bu veriler, kadınların güvenlik algısındaki değişimleri zaman içinde incelememize olanak tanımaktadır.

Öne Çıkan Bulgular:
En yüksek ve en düşük değerler:
• Güvende hisseden kadınların en yüksek oranı 68.2 ile 2017 yılında, en düşük oranı ise 50.6 ile 2006 yılında kaydedilmiştir.
• Güvensiz hisseden kadınların en yüksek oranı 14.8 ile 2005 yılında, en düşük oranı ise 4.7 ile 2020 yılında gözlemlenmiştir.

Dikkat çekici farklar:
• 2004 yılında güvende hisseden kadın oranı %51.2 iken, 2024 yılında bu oran %66.3'e yükselmiştir. Bu, 13.1 puanlık bir artış göstermektedir.
• Güvensiz hisseden kadın oranı ise 2004 yılında %13.5 iken, 2024 yılında %6.9'a düşmüştür. Bu da 6.6 puanlık bir azalma anlamına gelmektedir.

Trendler:
• Güvende hisseden kadın oranında genel bir artış gözlemlenmektedir. Özellikle 2016 yılından itibaren bu artış daha belirgin hale gelmiştir.
• Güvensiz hisseden kadın oranında ise belirgin bir azalma trendi mevcuttur; 2020 yılından sonra bu oran en düşük seviyesine ulaşmıştır.

Değerlendirme:
Bu veriler, kadınların evde yalnızken güvenlik algısının zaman içinde olumlu yönde değiştiğini göstermektedir. Güvende hisseden kadın oranının artması, toplumsal güvenlik önlemlerinin ve farkındalığın artmış olabileceğini düşündürmektedir. Öte yandan, güvensiz hisseden kadın oranının azalması, kadınların kendilerini daha güvende hissetmelerine katkıda bulunan sosyal ve kültürel faktörlerin etkili olduğunu gösteriyor olabilir. Bu durum, kadınların toplumsal hayatta daha aktif rol almasına ve güvenlik algılarının iyileşmesine işaret etmektedir.